YAŞAMAK BİR UMUT DEĞİL MİDİR?

Nasıl geçecek bu karanlık geceler, ne zaman sona erecek dediğiniz her günün ardından Güneş güne göz kırparak her gün tekrar tekrar doğmuyor mu ?

 YAŞAMAK BİR UMUT DEĞİL MİDİR?

28.07.2019 - 19:18

Güncelleme : 28.07.2019 - 19:18

Nasıl geçecek bu karanlık geceler, ne zaman sona erecek dediğiniz her günün ardından Güneş güne göz kırparak her gün tekrar tekrar doğmuyor mu ?

Size herkes bırak dese bile, umut size; sakın bırakma, pes etme, umudunu yitirme, denemekten korkma, çünkü bir umuttur yaşamak … diyorsa şayet, siz karşılaştığınız ne kadar büyük olursa olsun tüm zorlukların üstesinden gelirsiniz.

Hz. Mevlana şöyle dememiş miydi : “Bir gün gelir, açmaz dediğin çiçekler açar, gitmez dediğin dertler gider, bitmez dediğin zaman geçer. Hayat öyle bir sır ki; önce şükür, sonra sabır, sonra da inanmak gerekir.”

Nitekim Haxia ve Wengi’de böyle yaptı. Ne umutlarını yitirdiler ne pes ettiler ne de denemekten korktular. Çünkü onlar ben de varım hayatta demek için, umutlarının olmasının gerektiğini biliyorlardı. Sabrettiler ve inandılar.

İki arkadaştan biri kollarını kaybetmişti, diğeri de görme engelliydi. Haxia doğuduğunda gözündeki görme kaybı ileriki yıllarda ilerlemiş ve daha sonra gözünü kaybetmişti. Arkadaşının gözünü kaybettiğini öğrenen vefalı arkadaş Wengi, ona gözlerini vermişti. Üstelik Wengi, çocukluğunun ilk yıllarında kollarını talihsiz bir kazada kaybetmişti.

İki arkadaşın bu engel durumları onların 10 yıl boyunca 10 bin ağaç dikmesine mani olamadı.

Çünkü ikisi de zorlukların üstesinden inanarak geldiler. Birbirlerini tamamlayarak hayata sımsıkı sarıldılar. Haxia ve Wengi’nin, hayatta ölecek son şeyleri umuttu.

İki arkadaş sadece kendilerini düşünmediler. Köylerinin yeşil olmasını, topraklarında yeşilin hakim olmasını istiyorlardı. Düşüncelerinin gerçekleşmesi için yoğun çaba sarf etmeleri gerektiğini de biliyorlardı. Bu yüzden her sabah erkenden işe koyulup, kilometrelerce yürüyorlardı. Wengi, arkadaşının gözleri görmediği için onu taşır, Haxia ise arkadaşını ağaçlara tırmandırıp yeni tohumlar buldururdu ve onun toprağa kazmasına yardımcı olurdu.

İKİ ARKADAŞA NE OLDU ?

Bu yaşadıkları olaylar herkes tarafından duyuldu. İki arkadaşa yardımlar geldi. Huylu huyundan vazgeçmez derler. İki arkadaş kendilerine gelen bu yardımları da, yaşadığı toprakları yeşillendirmek için gerekli malzemeleri almaya harcadılar. Ve 10 yılda 10.000 ağaç diktiler.

İki arkadaş TÜM BU ZORLUKLARA, KARŞILARINA ÇIKAN ENGELLERE rağmen bunları yapmışsa; BİZİM ENGELİMİZ nedir ? …

Antrenmanların her dakikasından nefret edip, her defasında da kendi kendine vazgeçme diyen Efsanevi Boksör Muhammed Ali, her çektiği sıkıntının bir gün mükafatı olacağına inanıyordu. İnandığı için de her defasında Şampiyon oluyordu.

Hayatta isteyip de hedeflerinize ulaşamayacağınız hiçbir şey yoktur. Yeter ki, hedeflerinizi yapabileceğinize inanın ve umudunuzu hiçbir zaman kaybetmeyin…

( Veysel KUL )

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.